rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Türkiye Futbol Federasyonu, 3. Lig’de oyuncu uygunluğuyla ilgili bir değişikliğe gitti. Alınan karara göre, 2025-2026 sezonundan itibaren kulüpler, doğum tarihi 31 Aralık 2000 ve öncesi olan en fazla 5 oyuncuyu tescil ettirebilecek.
Alınan kararda yeni düzen, kendine özgü özellik ve kazanım yoktur, kargaşa vardır.
Düzensizlikten düzen doğurma vardır.
Nesnellik diye bir şey yok, bir bakış açısı var. Bu bakış açısı, futbolun realitesinden uzak ve bilimsel veriler içermiyor. Çünkü 3. Liglerde 25 yaş üstü futbolcu oynamasının genç futbol yetiştirmenin engeli olduğuna dair ciddi bir bilimsel çalışma yok.
Genç futbolcuların daha fazla süre alması isteniyorsa “neden” sadece 3. Lig, diğer ligler de genç futbolcuların süre alması için “neden” radikal kararlar al(ı)namıyor?
3. ligde “en iyisi” oynasın anlayışı “neden” üst ligler için geçerli değil?
Süper ligin yaşlı futbolcu cenneti olmasına “neden” göz yumuluyor?
Üst liglerde yaşlı nitelendirilen deneyimli futbolcuların transferinin kulüp politikası, takımlarında oynayıp oynatılmaması antrenör tercihi kabul edilip, saygı duyuluyor da “neden” aynı saygı 3. Lig kulüplerine gösterilmiyor?
Üst liglerdeki 30 yaş üstü futbolcular; disiplinli, sakin ve mantıklı davranışlar sergileyen, genç futbolculara rol ve model olan, takımlarını ve maçı farklılaştıran kişiler olarak kabul edilirken, 3. Ligdeki deneyimli futbolcular, Türk futbolunun gelişimini için “neden” engel olarak görülüyor?
Altyapı gruplarında milli takımda oynayan futbolcuların takımlarında daha fazla süre almaları için “neden” ciddi bir düzenleme yapılmıyor?
Genç oyuncuların oynatılmasının en etkili yöntemi; 3. Lige 25 yaş 5 oyuncu sınırının getirilmesi değil, genç oyuncuların liglerde daha fazla oynatılması için uygun zemin hazırlanması, futbol anlayışının değişmesi ve organizasyon zenginliğinin oluşturulmasıdır.
Kulüplerin; yönetim politikası, yöneticilerin futbol anlayışı, alt yapı takımlarının organizasyon zenginliği, alt yapı da tesisleşme ve alt yapılarda futbolcu eğitimi gibi yapısal sorunlarının çözümü için herhangi bir ciddi proje ortaya konmadan 25 yaş sınırı ile genç futbolculara “deneyim kazandırma” anlayışı gerçeklikten uzak ve temelsiz anlayışı ürünüdür.
Gereksiz bir ayrıntıyı tek ve son çözüm yöntemi olarak sunmak yavan bir anlayıştır. 3. Ligdeki deneyimli futbolcuların kaderini, Futbol Federasyonundaki birkaç yöneticinin “fikri” belirlememelidir. Bir grup futbolcunun ekmek kapısını, başkalarının fikirleri kapatmamalıdır.
Genç futbolcuların daha fazla maç oynaması için deneyimli oyunculara, yerli-yabancı ayrımı yapılması ve 3. Lige kota konulması gerekmiyor, bu büyük bir haksızlıktır.
Bir oyuncu grubunun takımlarında süre bulması için bir başka oyuncu grubunun futbolu bırakmaya zorlanması gerekmiyor. Bir oyuncu grubuna olanak sağlanırken bir başka futbolcu grubunun olanaklarının elinden almamalıdır.
Sonuç olarak, futbolda bir değişim olacaksa eşitlik ilkesine uygun olmalı ve tüm ligleri kapsamalıdır. Ayrıca uygulama adil olmalı, adaleti sağlamalı ve eşitliği korumalıdır. Bu uygulama adil değil, futbolcular arasında adaleti sağlamıyor ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Yabancı kuralında olduğu gibi futbolun gelişiminde alınması gereken radikal kararları üst lige uyarlayıp alt lige uygulamak etik değildir.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.