Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,2325
EURO
53,2503
ALTIN
6.832,25
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
24°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Taş oyunculara çarpıyor ama yürekten yaralıyor

23.05.2022
677
A+
A-

Lig maçlarımızda (özellikle derbi müsabakalarında) alışkın olduğumuz puan almak için baskı ögesini gerektiğinden fazla kullanma alışkanlığı play-off maçlarında da hız kesmeden devam ediyor.

Müsabaka öncesinde, yöneticilerin medya üzerinden cılız sataşmaları, fanatik taraftarın sosyal medya üzerinden küfürleşme ve tehditleri,  rakip takımın kaldığı otel önünde maytap ve havai fişeklerle gösterileri gibi baskı ve stres yaratıcı rahatsızlıklar önemli bir strateji kabul ediliyor.

Müsabaka esnasında sahaya bozuk para, pet şişe, taş veya çakmak gibi yabancı maddeler fırlatmak rakibi sindirmek için taktiksel bir araç olarak kullanılıyor. Rakip takım otobüsünü taşlamak marifet zannediliyor.

Müsabaka atmosferi böyle olunca şiddetin ve yıkıcılığın temeli futbol algımız ve futbolcularla kurduğumuz ilişkinin biçiminde yatıyor.

Yaratılan algı “özellikle derbi maçlarında sahaya yabancı madde fırlatarak rakip oyuncuları sindirdiler” o halde “bizde, aynı yöntemi uygulayalım” rakibi sindire sindire yenerizdir.

Futbolcuların saha da oyunun gereğini değil, kabul göreni yaptığında teknik direktörlerin sağlıklı bir strateji oluşturamıyor. Saha içerisinde rakip oyuncularla dalaşmak, cılız bireysel tehditler savurmak, ortamı germek ve seyirciyi galeyana getirmek gibi kışkırtıcı oyun anlayışı kabul görüyor.

Bu görüntü play-off öncesinde bir sezon boyunca aynı formayı terleten nitelikli oyuncuların emeklerine uygun değil. Futbolcuların sahada futbol yaşamları boyunca hiçbir etik değer bilinci edinmemiş gibi davranmaları, böylesine büyük bir deneyimde güzel ve kaliteli bir futbolla anılamayacak olmaları büyük bir talihsizliktir. Mesele şiddete eğilimli taraftarın tribünde olması değil, galibiyetten daha önemli olması gereken futbolcuların birbirlerine karşı nasıl bir biçim alması gerektiğidir.

Bu uygunsuzluğu play-off müsabakasının zorluk derecesine ve stres yüküne bağlamak doğru değildir. Çünkü önceki futbol insanlarını saygın kılan şey bu tür müsabakalarda duygularını yönetmeleri, öfkelerini kontrol etmeleri, sevgi, saygı ve centilmenlik prensibinden ödün vermemeleridir.  

Tribünlerde saldırgan kimliği göstermek, bir kişilik ve davranış bozukluğudur. Bu istenmedik davranışlar oyunun kural ve fair play ilkelerine göre oynamasını zorlaştırmakta, futbolcuların duygudaşlık yeteneğini azaltmaktadır.

Şiddeti uygulayan dışarıdan güçlü gibi görünse de iç dünyasında zihinsel dayanıklılığı, psikolojik sağlamlığını kaybetmiştir. Yani doğru düşünme, öfke kontrolü, irade, problem çözümü ve kriz yönetim yerine şiddet içerikli söylem ve davranışları tercih etmiştir.

Play-off müsabakalarında şiddetin görünür nedeni rakibi yıldırma, istenen veya istenmeyen skorsa; görünmeyen belirleyicileri defolu bir çocukluk, bozuk bir kişilik, kötü bir yaşantı ve mutsuz bir aile ortamıdır. Şiddet, aktöründe görünmeyen sorun ve rahatsızlıkların dışavurumudur.

Bu sorunlu ve rahatsız insanlara, şiddetin kötü bir şey olduğunu söylüyoruz ama şiddetten uzak durmalarını sağlayamıyoruz. Şiddet konusunda engellemeyi, önlemeyi veya ussal çözümlemeyi değil de yakınmayı seçiyoruz. Aspirin önlemler arıyoruz. Bu bağlamda, şiddet “kötü, istenmeyen veya can acıtan bir şeydir” demek duygusallığın dışavurumundan başka bir anlam ifade etmiyor. Her derde deva hamle ve söylemlerden vazgeçmemiz gerekiyor.

Şiddete önlem almak: Kamu hizmeti

Şiddetten korunmak: Eğitim

Şiddetsiz yaşamak: Kültür gerektirir.

Şiddet kazanmak ve başarı için bir yöntem olmamalıdır. Şiddet olaylarına karşı futbolun tüm paydaşlarının özellikle şiddeti uygulayan kulüp yönetim, futbolcu ve teknik direktörünün tepki göstermesi gerekiyor. Örneğin, sahaya yabancı madde atılmasına ilk olarak aynı takım futbolcularının “kazanmak için buna ihtiyacımız yok” diyerek tepki göstermesi gerekiyor. Tepki olmayınca rakibi yıldırarak müsabaka kazanmak birçok futbol insanın kafasında yer ediyor.  Derbi maçlarında büyük takım taraftarlarının olumsuz rol ve modelleriyle başlayan ve diğer maçlara virüs gibi yayılan bu istenmedik davranışlarla müsabaka kazanmanın normalize edilmesi akla ve mantığa uygun değildir.

Şiddet uygulayarak rakibi yıldırmanın bir taktik olarak sunulması bir yanılsamadır. İyi, adil ve dürüst futbol oynamadan saldırganlık ve şiddetle alınacak puan ve kazanılan başarıya “hayır” dememiz gerekiyor.

Şiddetten suç olduğu için değil, bizi kazanımlarımız, değerlerimiz en önemlisi insanlığımızdan uzaklaştırdığı için uzaklaşmak gerekiyor.

Şiddet eğilimlerimizi öncelikle fark etmeyi ve sonrasında kontrol etmeyi en önemlisi kaybetmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Şiddetin sonuçlarını ya biliyoruz ya görüyoruz ya da hissediyoruz. Bu anlamda, faır play yönetici, teknik direktör, futbolcu veya taraftar olduğunu kanıtlamış insanlara bu kazanımlarını dürüst ve doğru bir şekilde kullanma fırsatıdır.

Fair play zor bir problemin basit bir yöntemle çözülmesidir. Ne olursa olsun fair play herkes için olmasa da pek çok kişi için kaçınılmaz olan centilmenlik bağlantılı ideal bir çözüm durumudur. Yani, oyunu “adil ve dürüst oynamak” oyunda “şiddete başvurmamak” centilmen olmak anlamına da gelmektedir. Yoksa centilmenliğin uzak olduğu bir yerden atılan taş oyunculara çarpıyor ama yürekten yaralıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
05.05.2026
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.