Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Spor ve Bayramda Fedakârlığın Ruhu

31.05.2026
19
A+
A-

Bir bayram sabahı ile bir maçın son düdüğü aslında birbirine sandığımızdan daha çok benzer…
Birinde paylaşma, diğerinde mücadele ruhu vardır.
Birinde sofraya konan emek, diğerinde sahaya bırakılan yürek… İkisinin ortak noktasında hep aynı duygu durur: Fedakârlık.
Bayramlar, insanın paylaşmayı ve kendinden verebilmeyi yeniden hatırladığı zamanlardır.
Çocukken sadece tatil, yeni kıyafet ya da kalabalık sofralar gibi görünen şeylerin; aslında paylaşmak, vazgeçebilmek ve gerektiğinde kendinden verebilmek olduğunu zamanla öğreniyoruz.
Aslında spor da tam olarak bunu öğretiyor.
Bir final maçının son dakikasını düşünün… Sakat sakat sahada kalan bir oyuncu, son nefesine kadar mücadele eden bir takım, kaybetmesine rağmen tribünlerden alkış alan bir sporcu… Çünkü spor sadece kazanmak değildir.
Hayat bize zamanla şunu öğretiyor: Bazen yenilerek büyür insan; bazen de kaybederken karakterini koruyarak. Fakat bugün hem sporda hem hayatın içinde eksikliğini hissettiğimiz önemli bir şey var: Fedakârlık ruhu.
Kurban Bayramı’nın bize hatırlattığı değerler de tam burada anlam kazanıyor.
Biz fedakârlığa yabancı bir toplum değiliz.
Çocuklarını “Kurban olayım” diyerek seven annelerin ülkesiyiz.
Paylaşmanın bereket olduğuna inanan bir kültürden geliyoruz.
Nesiller boyunca; gerektiğinde kendinden vermenin, dayanışmanın ve birlik olmanın değerini öğrendik.
Kurban Bayramı yalnızca dini bir ibadet değil, aynı zamanda insanın bencilliğini törpüleyen bir vicdan eğitimidir. Sadece sahip olduklarını değil, gerektiğinde kendi rahatını da paylaşabilmektir.
Belki de bu yüzden sporun en unutulmaz anları kupalar değil, insanlığın öne çıktığı anlardır.
Rakibini yerden kaldıran futbolcu…
Madalyasını ailesine armağan eden sporcu…
Finali kaybetmesine rağmen gözyaşları içinde rakibini tebrik eden atlet gerçek büyüklüğün bazen kazanmaktan değil, gerektiğinde kendinden verebilmekten geçtiğini öğretir.
Bugün çocuklara sadece başarıyı değil, emeği de öğretmek zorundayız.  Kazanmayı değil, kaybetse bile mücadele etmeyi… Sadece rekabeti değil, vicdanı da anlatmak zorundayız. Bayramlar paylaşmayı, spor mücadeleyi öğretir. İkisi birleştiğinde ortaya yalnızca iyi sporcular değil, iyi insanlar çıkar.
Sonuç olarak, toplum olarak en çok ihtiyacımız olan şey budur: Birbirini ezmeden yarışabilen, kazanınca kibirlenmeyen, kaybedince dağılıp gitmeyen, fedakârlığı zayıflık değil erdem sayan insanlar… Çünkü insan kazandığında değil, kazandığını paylaşabildiği ve gerektiğinde feda edebildiğinde büyür.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.